Poğaça Görünce Ağlayan Lohusa!

3
1100

Hastaneden eve dönüyorduk, annem, babam, Cenk, ben ve bebeğimiz. Minik kuşu yuvasına koyacaktık artık. Ablası (köpeğimiz ZaZ) evde bizi bekliyordu ve ilk karşılaşmaları çok önemliydi. Aylar öncesinden ilk karşılaşma için bir sürü program yapmıştık ZaZ’a kocaman bir oyuncak ve kemikler almıştık. Bebeği Cenk aldı çünkü beni 2 gündür görmediği için muhtemelen üstüme atlayacaktı. Kapıyı açtık çok heyecanlıydı üstüme atlamamalıydı dikişlerim var ve hala ağrım vardı.

Hemen kemiğini verdim daha fazla çıldırmadan o. Normalde bayılır kemiğe hemen alır götürür yer bitince gelir yanımıza, bu sefer anladı fazladan biri vardı, bir yandan kemiğini kemiriyor bir yandan yan gözle sürekli NiL’i kesiyordu. Biz de o sırada yavaş yavaş yerleşmeye çalışıyorduk. Kemiği bitince koklamak istedi NiL’i, yaklaştırmadık çünkü internette çok araştırdık ilk başta bebeğin alanına girmesine izin vermeyin diyordu daha sonra yavaş yavaş yapacaktık bunu. Merak ediyordu sürekli gözü üzerindeydi biz de onu sakince uzaklaştırıyorduk. Oyuncağını verdik sonrasında bir süre de öyle oyalandı ve sakinleşti.

Eve geldiğimizde herkes uykusuz, yorgun ve açtı. Açtık ama ben eve gelmeden bir konuşma yaptım ailemle. İlk günden itibaren evde sebze, meyve ve et dışında hiçbir şey bulundurulmayacak ve eve sokulmayacak diye. “Hamileliğimde beni dinlemediniz tutamadım kendimi yedim ama evde olmazsa bir şey yemem, tutarım kendimi” dedim. Annem  hemen “Olur mu kızım öyle şey bebeği görmeye gelenler olacak, ne yapacağız?” Açtım ağzımı yumdum gözümü  “Görmeye gelen karnı tok gelsiiiin, burada  meyve yesinleeeer!”

Herkes yemeğe mi gelecek, bebek görmeye gelecekler, bana neeee, bu evde ben zayıflayana kadar bunların dışında bir şey yenmeyecek, şişman mı kalayım ben mutsuz mu olayım haaa?

Cenk’e de döndüm ve dedim ki “Bu sefer çok ciddiyim! Şişman bir karın olmasını istemiyorsan canın bir şey çekerse dışarıda ye öyle gel” dedim. Mesaj alındı diye düşünüyordum. Taaa ki eve geldik yerleştik çay demlendi ben anneme” Bana peynirli salata yapar mısın?” dedim koşar adım tuvalete gittim tartılmaya. Çocuğu doğurdum, iki gün geçti üstünden ve ben hala doğuma girdiğim kilodaydım; 74 kilo.

Şaka mı bu? Hani doğumda gidiyordu kilolar? İnanılmaz moralim bozuldu. Lohusa depresyonuna girmedim ama çok ciddi kilo depresyonuna girmiştim ve sabrım yoktu hemen vermeliydim. Kararım kesindi. Neyse o moralle salona bir geldim ki bir de ne göreyim? Sanki ben o konuşmayı hiç yapmamışım. Pastaneye gidilmiş poğaçalar alınmış yetmemiş bakkala gidilmiş çaya batırarak yemeyi en sevdiğim bisküviler alınmış, inanabiliyor musunuz? Ben poğaçaları görünce bir ağlamaya başladım, herkes yine şokta. Bir yandan ağlıyorum, bir yandan ciyak ciyak bağırıyorum.

“Sİz benİ hİç anlamayacaksınız, bana hİç destek olmayacaksınız,ben sİze bu evde bunlar yenmeyecek demedİm mİ?”

Dediler ki ” E acıktık biz de ama” Dedim ki “Gidin dışarıda yiyin, benim halime bakın, hiç mi acımıyorsunuz bana?” Annem korktu benden birden tabakları ortadan kaldırmaya başladı. Hala bilmem o gün o poğaçaların akıbetini  noldu, nerede yediler,yemediler mi, ne yemeyecekler kesin  yemişlerdir. Neyse ben hala salata bekliyorum, annem yaklaşık 18 su değiştirerek salata yıkadı,  bir de sirkeli sularda bekletti. Allahım öleceğim açlıktan. Neyse hazırladı sonra tabak seçtirdi bana “o tabakta mı yersin, bu tabakta mı,  şu tabakta mı?” Allahım hamileliğimde şuursuzca yediğim için mi beni açlıkla imtihan ediyorsun? Düz tabak, çukur tabak ve kase seçeneğini görünce ben yine ağlamaya başladım. Bu sefer ben değil midem ağlıyordu açlıktan. Daha sonra seçtiğim şanslı kase de ağlaya ağlaya salatamı yedim.

Gerçekten ben zayıflayana kadar eve hiç bir yabancı madde girmedi. Arkadaşlarım bebeği görmeye geleceğiz diye aradıklarında direk çekinmeden hepsine “tok gelin ve eli boş gelin” dedim. Herkes kabullenmişti durumu çünkü halim ortadaydı. İlk birkaç gün dışarı çıkamadım, hava almak için balkona çıkıyordum her sabah balkonda cips, çerez çöpleri buluyordum. “Allah allah mahallenin çocukları mı atıyor bunları buraya” diyordum. Meğersem  Cenk’miş o, bakkaldan dönerken abur cuburları balkona atıp, evin içinden eli boş balkona çıkıyor ve her çıkışında orada yiyip, içiyormuş. “Dışarıda ye” dememden balkonu anladı sanırım.

Neyse buna da şükür ben görmedikten sonra sorun yoktu. Kafayı kendimle bozmuştum ve bu konuda çok gergindim. Ortada zaten gerilecek başka hiçbir konu yoktu. Ev huzur doluydu. Ağlamayan bebek yapmışız, emziriyoruz, altını değiştiriyoruz,uyuyor, gıkı çıkmıyordu. Doğumdan önce gözümüzü çok korkutmuşlardı geceleri uyuyamayacaksınız, susturamayacaksınız bebeği, uykusuzluktan birbirinize gireceksiniz, çok yorulacaksınız. Her şey söylediklerinin aksi gibi oldu NiL sürekli uyuyordu ve huzurluydu. Doğal olarak biz de birbirimize girmiyor, bu durumun tadını çıkarıyorduk. Belki de tam aksi biz çok huzurlu ve sakin olduğumuz için o da sakindi. Doyasıya seviyorduk onu, daha çok minik ve savunmasızdı. İçim gidiyordu,bir yerini inciteceğim diye.

Sakınan göze çöp batar misali Cenk bir gün altını değiştirdikten sonra kucağına alırken bebeği ellerinden aşağı kaydı. Şoka girdim ne bağırabildim, ne bir şey yapabildim. Donakaldım öyle bakıyordum. 2 saniyelik olay ağır çekimde 5 dakika gibi gelmişti bana. Evet ellerinden kaydı ama yere düşmedi Cenk resmen dizinde sektirdi ve yakaladı NiL’i.

             Ömrümden ömür gitti o iki saniyede.

Eve geldiğimiz ilk günden beri Cenk’le beraber baktık NiL’e kimse yatıya veya 40 çıkarmaya kalmadı yanımızda. Yani biz öyle istemiştik, yapabileceğimizi biliyorduk ve öyle de oldu. Annem sadece ilk başlarda gündüzleri yemek yapmaya uğruyordu ben de NiL uyurken ZaZ’ı dolaştırıyordum 1-2 saat hava alıp yürüyüş yapıp geliyordum. Her gün ziyaretimize birileri geliyordu ve biz de sayelerinde evden çıkamadığımız dönemde evimizde sosyalleşiyorduk.

NiL sağlıkla doğduğu için çok mutluyduk zaten ama bir de üstüne hiç ağlamayınca mutluluğumuzun üstüne krem şanti sıktı.. Nil şu an 8 aylık ve bugüne kadar sadece doğduğunda ve ayda bir aşılarını olurken ağladı. Onun dışında hep güler yüzlü bir bebek oldu. Olur da bu yazıyı yazdıktan sonra bebeğimin huyu suyu değişirse valla sizden bilirim, bu yazıyı da imha ederim. (Yazının bu kısmında herkesten bir Maşallah istiyorum ) Saksı değilim ben, en çok bana Maşallah diyeceksiniz : )

3 YORUMLAR

CEVAPLA