YOLDAŞ ZaZ

0
665

Evde köpek bakmak zor, çok zor hem de. Bir kere kedi gibi değil köpek, mamasını suyunu ver evde dolaşsın yeter diyemiyorsun, hergün 1-2 saat gezdirmek zorundasın. Ayrıca günde 3-4 kere tuvaleti için dışarı çıkarmak zorundasın.

Eve alıştırayım deme evin bir kokar ki istediğin kadar temizle gitmez o koku yerleşir. Kedi kendi kendini oyalar ama köpek öyle mi sürekli benle oyna, benle ilgilen, beni de gezdir, bana da yemek ver bakışları vicdanınızla başınızı derde sokar. O kadar dibinizde, o kadar bağımlıdır ki size artık vücudunuzun bir uzvu gibi olur.

Yemek yersin bakışlarını senin yemeğinden ayırmaz şıp şıp salyalarını akıtarak izler, her gün kıl tüy derdine evi süpürürsün, ortada yiyecek bir şey bırakamazsın, misafirlerin geldiğinde onları rahat bırakmaz oyun oyna benimle, sev beni, benimle ilgilen. Şşşşt, dur, yapma, hayır demekten yorulursun artık başından gitsin diye topu atarsın ama anında geri getirir iki çift laf edemezsin misafirinle.

Ha belki ben köpeğimi iyi eğitemedim biraz daha fazla zorlanıyorum ama genel olarak yine zor sorumlulukların bunlar baştan bil yapabileceksen al.  Alıp ta ben bakamadım deyip bırakacaksan bana hayvan seviyorum deme zaten.

Bizi çok uyardılar köpeğe köpek gibi davranın bebek gibi davranmayın. Ona acınmayın yoksa ileride siz acınacak durumda olursunuz diye. Köpek yerini bilmeli yoksa çok zorlanırsınız dediler. Nasıl sinirlendim onlara nasıl köpeğimi sevemeyecek miyim ben deyip koynuna alıp yatakta beraber yatmalar mı dersin, bir hata yaptığında Cenk cezalandırmak istediğinde araya girip “hayııııır, yavru o daha bilmez babası yanlışlıkla olmuştur” deyip ceza yerine öpücüklere boğup Cenk’in cezalarından kaçırıp ödüllendirmek mi dersin, istediği yerde yatıyordu kafamın üstünde, yatağımda, koltuğumda, yorulduğu zaman kucağımda taşıyordum (küçükken; şu an 40 kilo dana)

Ay neyse kendimi daha fazla yeremeyeceğim gel zaman git zaman bu itin beni sallamadığını sadece Cenk’in sözünü dinlediğini farkettim biraz kırıldım, incindim, örselendim ama beni Cenk’ten daha çok sevmesi beni görünce çıldırması beni tatmin ediyordu. Taaaa ki bizim dana 40 kilo olduğunda dışarıdan bakıldığında ben mi onu gezdiriyorum o mu beni gezdiriyor belli olmayana kadar ama artık çok geç bağırsam da, çağırsam da, cezalandırsam da, kıçımı da yırtsam benden tırsmıyor. Neyse artık koltuğa. yatağa ve kafama çıkmıyor,bu da birşey. Evde sözümü dinliyor ama dışarıda o benim sahibim onu gezdirmeye çıkardıysam onu gezdireceğim telefonla konuşturmuyor, yolda birini gördüğümde sohbet edemiyorum üstüme çıkıyor. Ay rezil ediyor beni kısacası ben de onun kurallarına uyuyorum maalesef .

Ama bütün bu olumsuzlukları silen o kadar çok özellikleri var ki; anlatsam bir köpeğin olmadıysa hiç bir zaman anlayamayacaksın. Beni çok kızdırıyor, yoruyor ama onun yokluğunu düşünemiyorum, gerçek bir yoldaş ZaZ!

Eve geldiğimde başka kim bu kadar çılgınca sevinebilir ki, her canın sıkıldığında kim seninle yürüyüş yapmaya eşlik eder ki, ağlamaktan utandığında bir tek ona sarılıp köpekler gibi ağlayabilirsin, sürekli gözlerinin içine bakan,sürekli yolunu gözleyen,sürekli seninle gezen,eğlenen ve bıkmadan seni her halinde seven bir canlı var. Bak çok içlendim şimdi. gidip üstüne atlayasım geldi.

ZaZ bizim için çok önemli evliliğimizin ilk gergin yılında, işsizliğimizde, en stresli dönemlerimiz de ZaZ bugün sıçtı mı, nasıldı kakası sıvı mıydı, midesini bozmuş olmasın, dışarıda birşey mi yedi acaba diye kendi derdimizi bokuyla bize unutturan dünya güzeli baş belamız. Dünyanın en şımarık köpeklerinden birinin anasıyım ben saksı değilim, en çok bana soracaksınızzz en çooook… (bakın açık yüreklilikle köpeğime olan yufka yürekliliğimi size anlattım bu konuda beni kaale almamazlık yapmayın uygulamıyor olabilirim ama köpekler hakkında çok şey biliyorum siz yine de en çok bana sorun tamam mı;))

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA