Anne Olunca Anladım!

4
1502

Şu an o kadar huzurluyum ki bebeğim sürekli yanımda, kollarımda, kucağımda, uyuduğu zaman yatağında, oynarken gözümün önünde, yediği her şeyi ben hazırlıyorum, ne zaman ne kadar ne yiyecek, kaçta uyuyacak ben karar veriyorum ve benim sevdiğim insanlar seviyor, kokluyor kuzumu. Evet şu an gerçekten huzurluyum ama peki ya sonra? Hani büyüyünce? Ve daha çok büyüyünce? Hani beni yanında istemeyeceği o zaman gelince?

Annem hep derdi “Beni anne olunca anlayacaksın” diye. Ben de “Ben senin gibi anne olmam, rahat olurum” derdim. Oysa nasıl rahatsızım şimdiden geleceği düşünerek. Offff ya bu nasıl bir zincirdir? Annelik nasıl bir ruh hastalığıdır? Bu kördüğümü bir yerde çözemiyor muyuz? Maalesef anne olunca anladım, daha önceden anlasaydım onu bu kadar yormazdım. Kendi gençliğimi hatırladığımda annemin dokuz canlı olduğu sonucunu çıkarıyorum çünkü benim, benim gibi çocuğum olsa çoktan kalpten gitmiştim. Allah ona uzun ömür versin (amin). Biliyorum ki benim anneme yaşattıklarımı kızım da bana yaşatacak,kızım da benim gibi koç burcu,bir nevi asi gençliğin lideri olacak. Aayyyy çok korkuyorum. Hiç hazır değilim buna. Ne yapsam da bu döngü dursa, böyle saltanat gibi devam etmese.

Tek başına ilk ne zaman dışarı çıkacak ve ben o sırada hangi sakinleştirici ilacı alıp bekleyeceğim onu camın önünde acaba? Ya söylediği saatte gelmezse, ya şarjı biterse? Eyvah ya başına bir iş geldiyse? Ben orada kalp krizi geçirme olasılığını yaşarken o eve geldiğinde ” Of anne ya amma abartıyorsun çocuk muyuz geldik işte” diye gevrek gevrek konuşacak bir de benle hadsiiiiz. Valla terliği fırlatırım ağzının ortasına. Demek ki anne olunca klasik terlik döngüsü de bu noktada devreye giriyor.

Sonra acaba ben mis gibi etli nohut, tereyağlı pilav yanına ev turşusu açmış onu beklerken, o dışarıda ne eti olduğu belli olmayan sosisli sandviç mi yiyecek, yoksa 138 kere aynı yağda kızartılmış hiçbir besin değeri olmayan patso denilen ekmek arası patates kızartması mı? (lisedeyken ne gömerdim bunlardan haaaa) Valla sabah kahvaltı da dayarım akşam yemediği etli nohutu, sarımsaklı turşuyu bir daha aç mı geliyor tok mu geliyor görüşürüz kendisiyle.

Bir de acaba hangi zibidilerle arkadaş olacak? Saçma sapan gereksiz tipler olursa ya etrafında. Bir de ben onlarla arkadaşlık etme dediğimde asi teenage başkaldırısıyla bana tavır alacak falan. Teeeeey sen kime tavır alıyon kızım sen gelirken ben o yolu 50 kere voltaladım,ben sana bir tavır alırım daha 5. dakikada “Anneee yeter artık konuş benimle” diye etrafımda tam tam dansı yaparak dönersin.

Ya düşündüm de korkacak bir şey yokmuş beaaaa, ben bu veledin hakkından gelirim haaa. Gelirim di mi? Gelirim herhalde yaaa.

Ne olursa olsun çok zor geliyor. Bir yandan özgür bir birey yetiştirmeye çalışıp, bir yandan her ihtimali düşünüp müdahale etmek için pusuda beklemek. Bir yandan başına bir şey gelir mi korkusunu yaşarken, bir yandan “Tek başına yapabilirsin” diye onu yüreklendirmek. Bir yandan büyümesine şahit olmak isteyip, bir yandan hep kollarımda,kucağımda olmasını istemek…Ve sanırım bu zincir hiç kırılmayacak o da beni “Anne olunca anlayacak”…

Not: 8.5 aylık bebe için bugün burada bir yazı yazıp son cümlesini de “O da beni anne olunca anlayacak” diye yazmak da işin başka açıdan hastalıklı bir boyutu olsa gerek, bekleseydim de 1 yaşını doldursaydı bari bebe : )
Annem ve Kızım : )  Anne Olunca Anlarsın Saltanatlığının Platin Üyeleri

4 YORUMLAR

CEVAPLA