Hassta Etmeyin Adamı!!!

0
745
Hep söylüyorum ağlamayan bebek yapmışız biz diye, güler yüzlü, neşeli, sakin bir bebeğim var. Hal böyle olunca ağlarsa ya da yüzü düşerse, enerjisi azalırsa acaba ters giden bir şeyler mi var diyorum. Alışık değilim çünkü beni hep gülen yüzüne alıştırdı, hep böyle stabil kalsın istiyorum gülücüğü yüzünde. Elimden geleni yapıyorum. Her anne gibi benim de endişelerim oluyor. Yüzü düştüğünde acaba hasta mı, bir yeri mi ağrıyor diye her tarafını inceliyorum, kurcalıyorum. Geri gidiyorum dün ne yedi, bugün ne yaptı, ben mi yanlış bir şey yaptım diye. Aslında öyle hastalık hastası biri değilimdir. Öyle olsam 4 aylık bebeği denize sokmazdım ya da bir köpekle beraber büyütmeyi tercih etmezdim.
Hamileyken doğum yaptığım hastane annelik eğitimi vermişti, oraya gitmiştim. Sertifikalı anayım yani : ) Orada bize çocuğu kat kat giydirmememizi söylediler, siz ne giyiyorsanız aynısını giydirin .Siz tek kat giyerken çocuğu iki kat giydirmeyin. Bağışıklığını düşürmeyin. Yaz, kış dışarı çıkarın dediler. Ananeler, babaanneler ” Üşür bu çocuk böyle” deseler bile dinlemeyin dediler. Gerçekten de öyle yaptık. Ben hamileyken bir sürü yün yelek gelmişti hediye, mesela 40’ını çıkarmadan bir kere giydirdim o dönem bebek kendini ısıtamıyor diye, onun dışında hepsi askıda duruyor. iki günden fazla evde tutmamaya çalışıyorum oksijen alsın, bağışıklığı kuvvetlensin diye arabasına koyup yürüyüşe çıkıyorum. Gündüzleri tercih ediyorum yürüyüşü, gün ışığından da yararlansın diye. Yani demek istiyorum ki kışın hasta olacak diye evde tutmuyorum bebeyi, korkmuyorum soğuktan ama insanlardan korkuyorum açıkçası. Hasta ve grip insanların düşüncesizce bebeğimi öpmelerinden korkuyorum. Hatta sinirleniyorum. Daha da ileri gidersem kan beynime sıçrıyor. Ne kadar dikkat edersen et bazen olacağı vardır olur, iğne deliğinden soğuk kapacağı tutar, üşütür falan ama bile göre virüs bulaştırmayı aklım almıyor.
NiL insan içinde,kalabalık içinde kucak kucak sevgi içinde dolaşan bir bebek. Onun sadece bize bağımlı olup yabancıları görünce öcü görmüş gibi ağlayıp kaçmasını istemediğim için kimseden sakınmadım amaaaaaa konu sağlığa gelince orada duracağız biraz.
Farz-ı misal dışarıdayım bir cafede oturuyorum, NiL’i seviyor çevredekiler ben mutlu oluyorum tabi, maşallahlar, dualar, iyi dilekler yapılıyor en sevimli ses tonlarıyla. Her şey güzel  yolunda giderken ama bunu yapma işte öpme çocuğu be teyze. Ben seni tanıyor muyum sen de virüs mü var, hasta mısın değil misin ne bileyim. Bir de zarar vermemek için elini öpüyorsun ama bilmiyor musun onun eli sürekli ağzında. Eğer varsa bir virüs 5 dakikada hooooop içeri. Öpme teyzem, ablam, kardeşim öpme!
Gel beni öp ama onu öpme. Yazık değil mi ona? 3 yaşına kadar bebeler kendilerini iyileştiremiyorlar, senin benim gibi atlatamıyorlar, sıradan bir üşütme çok tehlikeli hastalıklara çevirebiliyor bazen. Senin iyi niyetle kondurduğun o küçük buse bize zehir olabiliyor. Gecelerce başında beklerken, o minik bedeni ağrıyor mu, sancılanıyor mu, iyileşecek mi diye düşünürken ben, tanımadığım sen çok uzaklarda olacaksın. Tazecik bedenine ilaçlar, serumlar, antibiyotikler verilirken, buna sebep olan sen her şeyden bi-haber olacaksın.Ve bunun hesabını ben kime soracağım?
Tabii ki kendi kendimi yiyeceğim. Anayım ben ana, korumam gerekirdi, İnsanları kırmayayım diye susmayacaktım. “Lütfen öpmeyin” bu kadar basit. Hatta hastaysanız “Lütfen görüşmeyelim” Bu konuda çok netim. Allahtan çok düşünceli arkadaşlarım var ben görüşelim dediğimde “Ben biraz hastayım, sanırım boğazım ağrıyor, NiL’e zarar vermeyelim” dediklerinde, bir kez daha “iyi ki varsınız” diyorum.
Bana kimse çok pimpiriklendiğimi söylemesin. Ben hastayken bebeğimi emzirirken doktor bana “Maske tak emzir” dediyse eğer kusura bakmayın bu konuda hiç kibar olamayacağım artık, hastayken bebekleri ziyaret etmeyin, dokunmayın, öpmeyin, hayır efendim elini de öpmeyin, hasssta etmeyin adamıııı!!!

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA