Veeee NiL 1 YAŞINDA :)

4
2167

Koca 1 yıl geçmiş ama bana sorsan 3 ay önce doğurdum sanki.Hamileyken geçmek bilmeyen zaman, doğurduktan sonra su gibi aktı. Hangi ara, nasıl geçti vakit hiçbirşey anlamadım. Böyle mi olacak yani bir bakmışım kocaman kız mı olacak,ayyyy çok duygusal. Bu konu üzerine yoğunlaşırsam ağlarım şimdi. Neyse evet koca 1 yıl geçti ve NiL hala kel : ) Yaşıtları rapunzel oldu biz daha bir tutam saç bulamıyoruz toparlayacak. Oldukça keskin olmakla beraber 8 dişi çıktı. Artık kendi kendine birşeyleri ve beni ısırıp yiyebiliyor. Minik bir piranha oldu kendisi bu zaman zarfında. Henüz yürümüyor açıkçası yürümesi için de bir çaba sarfettiğimiz söylenemez,kucak kucak geziyor bebe : ) Ayakta duruyor,koltuğa tutunarak yürüyor. Konuşmaya oldukça eğilimli gel gel yapıyor, acil durumlarda anniii,keyiflendikçe baba,giderken bay bay,kedi gördüğünde mi mi ve anlamadığımız birçok kelimemsi hecelerle birşeyler anlatıyor. Sürekli “pıtı pıtı pıtı dabbee” diyerek birşeyler anlatıyor az daha kasarsa gaydırı gubbak cemile diyecek gibime geliyor. Kendi fotoğraflarını gördüğünde ismini söylüyor ama sanki çok uzun bir ismi varmış gibi “Nİ” diyor : ) Neyse umuyorum ki zamanla “L” harfini de koyacaktır sonuna. Hala formuna çok özen gösteriyor kilosu 8.700 boyu 75 cm. Tek tesellim kilosunu organik  sebzeden,meyveden,proteinden,kalsiyumdan alıyor oluşu.  İşte böyle doğduktan sonra ay kafasını tutmaya başladı,bak gördün mü oturabiliyor,aaa bana güldü,emekliyor mu sürünüyor mu derken 1 yaşına geldi NiL kuzusu.

İtiraf etmem gerekirse doğduktan 3 ay sonra kızıma 1. Yaşında nasıl doğumgünü yapsam diye düşünmeye başlarken buldum kendimi. Hani özeldir ya ilk yaşı, hevesleniyordum,sürekli kafamda birşeyler kurguluyordum,konsept değiştiriyordum. NiL 9.5 aylıkken bir dizi teklifi geldi ve işime geri döndüm,yeniden oyunculuk yapmaya başladım. NiL doğduğundan beri 1 gün bile kimseye bırakmamıştım onu ilk defa ayrıldık. Çekim programım çok yoğundu.Evde yemek yapamıyordum ne doğumgünü mü yapacaktım allasen ama bir tanecik kızımın ilk yaşı sönük mü geçecekti. İlerde büyüyünce demez miydi bana “Anne hani benim 1. Yaş günüm, eşşek kadar olmuşsunuz kendi doğumgünlerinizin hepsini kutlamışsınız benim 1. Yaşgünümü mü çok gördünüz bana” Ay vallahi der, yani ben olsam derdim. Kutlamalıydık ,hem çok istiyordum ama deli gibi yoğun çalışıyordum, kendi  başıma birşey yapamazdım bir doğumgünü,parti mekanıyla çalışmam gerekiyordu. Birgün sette beklerken internete girdim bana en yakın parti evlerine bakmaya başladım. Bakıyorum ama tatmin olmuyordum. Oldukça kalabalık bir çevremiz vardı ve NiL’in bu özel gününde yanında olmak isteyeceklerine emindim. Bir liste çıkardım ve 60 kişilik misafir kadromuz vardı. Doğumgünü mekanları hep 20 kişilik-30 kişilikti. İyi de iki çekirdek aile 2 arkadaşım gelse ailece bu sayıyı aşıyoruz. Hem mekanlar bizim davetlilerimizi kaldırabilecek büyüklükte de değildi hem de fiyatları  ufacık daracık yerlere göre çok yüksekti. Neyse aradım taradım ve turnayı gözünden vurdum. Bırak doğumgünü için mekanı köşk buldum köşk.Luna Parti Evi diye bir parti evi.  İnternetten bakıyorum ama emin olamıyorum, nasıl bir yer,işletmecileri nasıl,organizasyonları başarılı mı bana çok yakın ama vakit yok işten gidip görüşemiyorum. Telefonda görüştük Şebnem Hanım’la daha ben yeri görmeden anlaştık. Çok kontrolcü bir yapım vardır. Herşeyin başında olacağım, en ufak ayrıntısına kadar hepsi benim elimden geçecek. Yoksa içim rahat etmez. Ayrıca referansı olmadan bir yerle anlaşmam zordur. Ve misafirlerim benim için çok değerli herkes mutlu olmalıydı. Neyse işten küçük bir ara buldum ve mekanı görmeye gittim doğumgününe birkaç gün kala. Ben fotoğraflardan ve telefon görüşmemizden buranın bir köşk olduğunu anlayamamıştım. Görünce vuruldum, bırakın çocuğun doğumgününü düğününü bile orada yapabilirdim. Bahçeli, 2 katlı ahşap bir köşk. Yine dört ayak üstüne düşmüştüm. İçeri girdiğimde ayrıca büyülendim. İçerisi sanırsın Hansel ve Gretel’in şekerden yapılan evi.Masalımsı bir köşk. Çok modern ve renkli dizayn edilmişti. İçeride giriş katında salonda masalar, sandalyeler,renkli oturma grupları, renkli aksesuarlar. Ayrıca bu giriş katında çocuklar için içinde kaydıraklı top havuzunun olduğu bir oyun salonu, mutfağı ve tuvaleti var. Bahçesinde oturma grupları ve yine oyuncakları. Köşkün üst katında ise çocuk diskosu var. Mekanı gördüğümde heyecanımı belli etmemeye çalışsam da kendimi tuttamadım “Çok mütevazi davranmışsınız, en azından burası bir köşk diyebilirdiniz bana” dedim. Ve açıkçası keşke bu insanlarla arkadaş olsam da ara sıra gelsem çay içsem, top havuzunda yuvarlansam, bahçede iki lafın belini kırsak diye düşünmedim değil. ( Belki bu yazıyı okurlarsa bir çaya çağırırlar) Neyse demem o ki hem mekanın hem Şebnem Hanım’la Duygu Hanım’ın enerjileri süperdi. İçim çok rahattı artık doğumgününü bekleyebilirdik. Bana sadece davetlileri çağırmak kalmıştı ama yoğunluktan 2 çekim arasında bir kişiyi arıyabiliyordum. Herşey birbirine karıştı, kimi aradım kimi aramadım unuttum. Eğer unuttuğum birileri olmuşsa kusuruma bakmasınlar. Yoksa bilen bilir hep birlikte olmayı severim,anca beraber kanca beraber birşeyler yapmaya bayılırım. Cenk’e mekanın fotoğraflarını videolarını gösteriyorum,menüde neler olacağını anlatıyorum,kaç kişinin geleceğini anlatıyordum sürekli. Ben anlattıkça Cenk’in gözleri açılıyordu “Zeynep doğumgünü yapıyoruz kıza nişan yapmıyoruz değil mi ,emin misin?” diye soruyordu bana. Çok ciddiye almıyordum onun bu espirimsi eleştirilerini çünkü erkekler genelde bu tip konularda düzdürler herşey gereksiz gibi gelir ama nedense o gün en çok eğlenen de odur.

Neyse heyecanla beklediğimiz o gün geldi. Zamansızlıktan NiL’e doğumgünü kıyafeti alamamıştım son güne kaldı. Küçük gelin gibi olmasın ama çok sönük de olmasın kıyafeti, eteğini buldum,ayakkabısı buna uygun bir saç bandı derken gün bitti, eve gel hazırlan köpeği dışarı çıkar,NiL’i hazırla kendini hazırla derken herkese “Bakın sakın geç gelmeyin” diyen ben kendi doğumgünümüze 1 saat geç gittik. Neyse öyle ya da böyle eğlence başlamıştı biz gelmeden herkes kaynaşmaya başlamıştı bile. Zaten mekan sahipleri yokluğumuzu hissettirmemiş herkesi çok güzel ağırlamışlardı. Çok güzel bir görüntüydü. Rengarenk bir yer, salonundan ,bahçesinden,merdivenlerinden sevdiklerimiz taşıyordu. Herkesin keyfi yerindeydi. Açık büfede oldukça çeşit vardı. Herkese yetti ve arttı bile. Şeker büfesinin görüntüsü bırakın çocukları büyükleri bile baştan çıkarttı. Etrafında dönenip durdular, başından ayrılmadılar. “Sayenizde çocukluğumuza geri döndük” dediler. O gün bir de paylaço ablamız vardı. Çocuklarla öyle güzel ilgilendi ki hepsi çok mutluydu çocuk diskosundan çıkaramadık onları. Dolayısıyla anne ve babalarda bahçede sigaralarını,içkilerini içip rahat rahat sohbet ediyorlardı. O gün sanki bir çocuğun doğumgününden çok arkadaşlar arasında parti vermiş gibiydik. NiL’e gelince öyle tatlıydı ki kuzum benim hiç gıkı çıkmadan,gülücük saça saça kucak kucak gezip,pozlar verdi. NiL’in mama sandalyesini tüllerle süsleyip üstüne ismini yazmışlardı NiL makamında sevdiklerini karşılıyordu.Doğumgünü pastası getirilirken ışıklar söndü ve hep bir ağızdan “İyi Ki doğdun NiL” diye doğumgünü şarkısını söyledik. İşte o an ağlamamak için kendimi zor tuttum benim bir bebem olmuş ve bütün sevdiklerim bi araya gelmiş bir koro halinde ona “İyi ki doğdun” diyoruz. Rüya gibiydi herşey. Herkes giderken ne kadar keyif aldığını, hiç sıkılmadıklarını, kendilerini evlerinde gibi hissettiklerini iletti bize. İlkler önemlidir NiL’in ilk yaşını düşündüğümüzden daha güzel bir şekilde kutladık. Şimdi gelsin yeni yaşlar, yeni heyecanlar…

 

https://instagram.com/lunapartievi/

4 YORUMLAR

  1. Bnm bebeğimin dogumgünüde 30 mayis:) bende çok düşünüyorum ne yapıyim diye tabi sizinki gibi yapamam artık evde yapacağım bende. Sizinki çok güzel olmuş her yasında inşallah boyle mutlu olursunuzz

CEVAPLA