O TABAKTAKİLER BİTECEK! Mİ ACABA?

2
1994

organik beslenmeNiL doğduğundan beri öyle çok iştahlı bir bebek olmadı. Emme sürecinde de sağdığımda 2 parmak yağ çıkan bir sütüm vardı ama ayda 300-500 gr alıyordu genelde. Mama önerdiler ama hiçbir sorun yokken de sırf kilo alsın diye de mamaya ben yanaşmadım. Ek gıdalara başlayınca geçer dedim ama yok hala durumlar stabilize.

1 yaşına kadar az da olsa bütün sebzeleri yiyordu ama 1 yaştan sonra yemek savaşları başladı.İtiraf etmem gerekirse bir dönem ciddi ciddi kafama taktım bu konuyu. Her gün çeşit çeşit yemekler yapıyordum ona birini yemezse öbürünü yer belki diye ama boşuna çabalıyordum. Artık denemediğim yol kalmamıştı açık hava, çeşitli oyunlar, şakalar, eğlenceler, tv, tablet evet evet tv-tablet maalesef asla yapmam dediğim birşeyi yaptım bir dönem böyle yedirdim çünkü bütün günüm yemek yapıp yedirememekle geçiyordu ve gerilmeye başlamıştım.

Bu durumu her ne kadar ona yansıtmamaya çalışsam da enerji işte geçiyor…

Bir gün artık o da isyan etti ağlamaya başladı yemek sırasında. Ah dedim n’apıyorsun sen kadın, yemezse yemesin işkenceye dönüştürmenin anlamı ne? Klasik çocuğuna ye, ye diye baskı yapan anne olmuştum ama bir yandan hak veriyordum kendime koskoca gün hiç oturmadan enerji saçıyor ama bir lokma şeyle duruyor. Benim karnım tokken onun aç olmasına içim gidiyordu. Ama NiL’e yemek yedirirken onun stres olması, ağlaması beni bitirdi. Söz verdim kendime bir daha zorlamayacağım diye. Gerçekten de zorlamadım o günden sonra ama tabii ki alternatifler aramaya başladım.

Çevremden bir kaç kişi “emiyor ya, ondan yemiyor bak kes memeyi nasıl yiyor” diye aklıma girdi. Sütü kesmemin birçok başka nedeni vardı aslında (bir önceki yazımda da bahsetmiştim) ama bu söylenenler de etkilemedi değil. 16. ayda NiL’i sütten kestim, iyi halt ettim. Eğer aynı çaresizlikte olup bu yüzden memeden kesmeyi düşünen varsa aman ha, sakın ha yeltenmeyin 2 kaşık fazla yemiştir en fazla değişen hiç bir şey yok. Yine aynı iştahsızlık, yine aynı isteksizlik. Çok ama çok pişmanım bu konuda. Ben ettim siz etmeyin.

Bunun dışında bir çok eğlenceli çocuklara yönelik hoşuna gidecek tarifleri uyguluyorum ama 1 ısırık alıyor gerisi bana kalıyor. O acıkıp isteyene kadar vermeyeyim yemek dedim bir kere ay yok anam sesi çıkmadı valla halinden çok memnundu bıraksam o gün öyle uyuyacaktı bırakmadım tabii ki 🙂

organik havuç tohumu

Sonra araştırmalarım sonunda Havuç Tohumu diye bir şey buldum. 1 çay kaşığı tohumu bir çay bardağı sıcak suya demliyorsunuz. Sabah aç karnına içirmeye başlayın gün boyu o çay bardağını ne kadar içerse artık. Bir deneyeyim dedim ama bırak iştah açmayı ağzına sürer mi çayı ondan bile şüpheliyim. Ay çocuk sen bir sev bu çayı her sabah bana çay istiyorum demeye başladı. Öyle sevilecek de bir tadı yok nesini sevdiyse muhallebiye bile sempati duymayan evladım, bu çayı sevdi ve yaklaşık 1 hafta 10 gün içerisinde NiL’i “Mama mamaaaa” diye mama sandalyesine tırmanırken görmeye başladım. Gözlerime inanamıyordum. Şaşkındım ama mutluydum. Ha n’oldu, sonuç çok yiyip kilo mu aldı? Hayır ama isteksizliği bitti, gerginlik bitti, yemeği reddetmeler bitti. Bu da bana yeterdi.

Öyle toparlak bir çocuğum olsun diye hiç derdim olmadı. Az yesin sağlıkla yesin, mutlulukla yesin. İkimizde yorulmayalım. Çok şükür ben çözümü böyle buldum 1 ay kadar kullandım bıraktım NiL şu anda 20 aylık  canı yemek isteyince söylüyor, ne istiyorsa söylüyor. Genelde sebze ve meyveyi çiğ yemeyi seviyor, ceviz, havuç, yeşil soğan, çiğ yer fıstığı, salatalık, armut, kırmızı biber en favori atıştırmalıkları. Bunların hepsini organik aldığım için içim rahat… Az yesin öz yesin.

Artık herşeyden yiyor istediği kadar yiyor ve saygı duyuyoruz 3 kaşıksa 3 kaşık 20 kaşıkşa 20 kaşık o istemediğinde bırakıyoruz. Ardından öğününü onun istediği sağlıklı atıştırmalıklarla bitiriyoruz. O mutlu biz daha mutlu. Ayına göre zayıf bir bebek NiL ama içim çok rahat, hiç bir endişem yok, düştüğüm yanlıştan çabuk çıktım. Hırs yapıp çeşit çeşit yemeği yapıp yedirmeye çalıştığım dönemde ahdetmiştim:

Kız, sen hele bir büyü hiç uğraşmayacağım yemeğinle senin, vereceğim ekmek arasını eline kemir dur!!!

diye 🙂 Ama kıyamaaaaam ben ona, o ekmeği cevizli, otlu yaparım ona arasına da en organiğininden fırında mücverini koyarım yediririm, saksı değilim ben anayım di mi ama 🙂

Önemli not: Havuç tohumunu almayı düşünürseniz lütfen dikkat edin organik olması şart, piyasadakilerin çoğu ilaçlı. Ben bir tek Arifoğlu’nun Kadıköy şubesinde bulabildim. Çocuğa içireceğinizi söyleyin dikkat edin bilmediğiniz, güvenmediğiniz yerden almayın. (ay nasıl tipik bir anne oldum ben ikaz üstüne ikaz, bu şekilde ilerlersem muhtemelen 10 sene sonra NiL’e “Kızım ben sana güveniyorum çevreye güvenmiyorum” da derim valla derim niye demeyecekmişim 🙂

2 YORUMLAR

CEVAPLA