İTİNA İLE EMZİK BIRAKILIR ;)

0
4284

 

emzikNiL’e daha hamileyken  planlar yapıyordum, emzik vermem herhalde diye düşünüyordum. NiL doğduktan sonra da gerçekten ilk bir buçuk ay vermedik emzik. Ağlayan bir bebek değildi, gece acıktığında parmağını emiyordu o sese uyanıp emziriyordum, sonra yine uyuyordu ama bir süre sonra parmak emme durumunu biraz abarttı. Cok cok cok sürekli parmak emiyordu,aç-tok farketmiyordu. Doktorumuza anlattım bu durumu; “emmenin bebeği rahatlattığını söyledi,yalnız parmak emme durumunu abartırsa parmakta şekil bozukluğuna yol açabileceğini 2 yaşa kadar emzik kullanmanın zararı olmadığını ve emzik kullanmamızı” önerdi. Biz de bu kadar detaycı olmanın bir anlamı yok, kullanalım o zaman rahatlasın bizim bebe, parmakları da yerinde dursun dedik.

Emziği sadece uyuduğu zamanlarda kullandık. Gün içinde hiç vermedik ve gerek de olmadı zaten. Her şey yolunda gitti. Ve NiL artık 22 aylık oldu yavaş yavaş emziği bırakması gerekiyordu ama önce kendi yatağında uyuması gerekiyordu.

NiL doğduktan sonra, ilk 2 ay kadar kendi yatağında uyudu. Sonra sabaha karşı son emzirme seansında yatağına koymuyordum beraber uyanalım diye. Daha doğrusu Cenk bu konuda özel istek yaptı sabah beraber uyanalım onunla diye. Ben zaten dünden razıydım. Gel zaman git zaman bu duruma her yerimiz tutulsa da biz de o da fena alıştık. Sonra bir çok makale okuduk bebeğin 2 yaşa kadar anneyle uyumasıyla ilgili.

Pedagog Dr. Adem Güneş’in bu konuda şöyle bir makalesi var.

“Bağlanma süreci bazı çocuklarda on sekiz ayda, bazılarında da iki buçuk yılda tamamlanır.Bu sürenin uzaması veya kısalması bebeğin annenin duygularına erişebilme kolaylığına bağlı olarak değişir.Kendini kaygısızca bebeğine bırakabilen, emzirme sürecini keyifle geçirmiş, aynı yatakta ten tene olmanın avantajını yaşamış, ihtiyaçları koşulsuz karşılanmış bebeklerin ayrılma süreci daha erken başlar.Güvenli bağlanma adım adım gerçekleştiği gibi güvenli ayrılma da yaklaşık on sekiz aylık bir zaman dilimini kapsar.Güven duygusu oluşmuş çocuklar bu dönemde kaygılanmaz, ayrılmamak için direnç göstermez. İki yaşından sonra anneden kopamama ruhsal doyuma erişememenin önemli bir işaretidir. Duygusal yoksunluk yaşayan çocuklar kaygılıdır, kaygılı çocuklar ise annelerinden ayrılamaz.Yaklaşık iki yaş döneminden sonra ebeveynler çocuklarının bazı alışkanlıkları edinmesinde rol oynamak zorundadır.Bunlar tuvalet alışkanlığı kazanma, yataktan ayırma ve sütten kesmedir.Birçok anne için tüm bu süreçler oldukça zor ve kaygı vericidir. Hele de ilk çocuklarda.Oysaki iki yıl boyunca anneyle yatmış, güvenle bağlanabilmiş bebekler bu alışkanlıkları daha kolay kazanır.Çünkü bağlanma çocukta güven duygusu oluşturur. Güven duygusu ise çocukta bu değişiklikleri gerçekleştirmeyi kolaylaştırır, ebeveynin tesir gücünü artırır.”

Aslında daha bir çok olumlu araştırma ve bilgi var  anneyle uyumayı destekleyen. Zaten biz bu durumdan memnunduk ve bir kaç pedagogun da bu açıklamasını ve bu konuda yapılan araştırmaları okuyunca tamam 2 yaşa kadar beraberiz dedik. Çok eleştiri aldık bu konuda, çok antitezler söylendi bize. NiL’in 2 yaşına kadar bizle yattıktan sonra bizden ayrılamayacağını 8 yaşına kadar bizimle yatacağını söylediler ama dedim ya kulağımızı tıkamıştık bir kere her ebeveyn kendi çocuğu için en doğrusunu yapar, biz de öyle yaptık. Ve gerçekten de Adem Güneş’in de dediği gibi tuvalet alışkanlığı,memeden kesme,emziği bırakma ve kendi yatağına alıştırma süreçlerinde ciddi bir sorun yaşamadık.

Hep söylüyorum NiL özgür ruhlu bir çocuk diye ya. Yatak konusunda da özgür ruhu ona parmaklıklardan kurtulmasını söylüyordu. Beşikte yatması söz konusu değildi. Ona kocaman tek kişilik zıplayıp,yuvarlanabileceği,kendisinin inip çıkabileceği bir yatak aldık. Yatağını sevmesi çok önemliydi.

Yatağına alıştırma sürecinde yatakta zıpladık,oyunlar oynadık ve ilk süreçte onunla beraber yattık uyuduk. O süreçte madem hazır onunla yatıyorum emziği de bu süreçte bırakması daha kolay olur dedim. Hemen emziğin ucunu makasla kestim ve “emziğin bozulduğunu,artık kullanılamayacağını” anlattım. Emziği gördü bir şaşırdı “Emzik uf olmuş” dedi. Ben de oradan yürüdüm devam ettim 🙂 “Emzik uf olmuş,kullanamayız artık” dedim. Sevdiği kişilerin ismini saydım. Onların da emzik emmediğini artık kendisinin de onlar gibi büyüdüğünü söyledim. Bu durum çok hoşuna gitti. Benim söylediğim kişilere sevdiği oyuncaklarını,çizgi film kahramanlarını ve hatta dedesini bile kattı ve “Onlar da emzik emmiyor” demeye başladı. Her gece bir ritüel halinde bu isimleri sayıp uyumaya başladı.

Peki emziği bırakması çok mu kolay oldu?

Uykuya dalarken biraz daha zaman aldı bu süreç ve ilk 2 gece uyku arasında ciddi ağlama krizine girdi ve çok sinirlendi ama sonra her şey yoluna girdi. Bir daha ne emziği sordu ne de istedi. Şimdi versek eline emziği, manasız bulup atar yere eminim ki yani sanırım,herhalde,galiba atar. Ay aman durup dururken niye emzik veriyoruz zaten çocuğun eline.Bıraktı,gitti,istemiyor işte bitti. Yazarken kendi kendimi strese sokuyorum 🙂

Yatağına da alıştı. Bugüne kadar hiç kalkıp yanımıza gelme girişiminde bile bulunmadı ama ara sıra kalkıp su istiyor. Su vermeye diye gidiyorum kendimi yanından alıkoyamıyorum,koynuna girip yatıyorum. Sanırım sorun onda değil bende,benim kendime uyku eğitimi vermem gerek 🙂 Ve veriyorum da artık yavaş yavaş kendi yatağımda yatmaya başladım. Bilmiyorum bu çocuk daha bizi ne kadar eğitecek,gelişterecek. Biz bir çocuk büyüttüğümüzü ve bir şeyler öğrettiğimizi sanıyoruz ama aslında onlar bize çok şey öğretiyorlar. 22 ayda aldığımız yola bakılırsa o üniversiteye başladığında biz de muhtemelen artık ermiş falan oluruz herhalde. Saksı değilim ben ermişim, en çok bana soracaksınız derim o zaman da :)))

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA