NİL’İN GELİŞİM SÜRECİ (En Çok Bana Sorulanlar 6)

0
1314

Uzun zamandır NiL’in dil gelişimi ile ilgili sorular geliyor ve bu konuda yazı yazmam isteniyordu ama içimden yazmak gelmiyordu. Sanki yanlış anlaşılmaya mahal verecekmişim gibi hissediyorum. İçime sinmiyordu bu yazıyı yazmak ama artık yoğun istek üzerine sırada ki parçayı çalacağım size öncesinde endişelerimi ve uyarılarımı yapmak isterim;

  • Her çocuğun gelişimi farklıdır, lütfen bunu unutmayın ve karşılaştırma,yarıştırma yapmayın beni üzmeyin, çocukları strese sokmayın.
  • Yazdıklarım tamamen kendi tecrübelerimdir ve bu konuda hiç bir uzmanlığım yoktur. Ona göre dikkate alınız ya da almayınız.
  • NiL’in dil gelişiminin bizimle çok alakalı olduğunu düşünmüyorum. Bizim yaptıklarımız en fazla 1 tık etkilemiştir bu durumu kanımca.
  • Bunun yanında hemen şunu belirtmek istiyorum NiL’le doğru iletişim kurmak ve kaliteli zaman geçirmek adına içimizden geldiği gibi davrandık. Erken konuşsun veya bir takım kavramları erkenden çözsün gibi bir çabamız olmadı._HN_6432

Neler oluyordu?

İnstagramdan takip edenler bilir 17-18 aylık kadardı NiL İngilizce- Türkçe sayı sayıyordu.Ben bunu normal sanıyordum ama videoyu izleyenlerden gelen tepkilerden anladım ki biraz erken bir öğrenmeymiş bu durum ve sonrasında araştırdım ve bazı kuruluşlarla görüştüm bir çok konuda erken bir giriş yapmış NiL. İlk kelimesini ne zaman söyledi bilmiyorum tam olarak,biliyorsunuz heceliyor mu yoksa gerçekten baba dede mi diyor anlaşılmıyor o zamanlar ama ilk cümlesini kurduğunda 14 aylıktı “Yeni uyandım” demişti hatta tesadüf o sırada videoya çekiyordum, instagrama da koymuştum. 16 aylıkken üşenmeyip saymıştım Türkçe- İngilizce toplamda 70 kelime konuşuyordu.17 aylıkken hızına yetişememiştim bildiklerini ikiye katlayarak ilerlemeye cümleler kurmaya başladı. Geometrik şekillerin çoğunu biliyor, sokakta gördüğü şeyleri sayıp,tane hesabı yapıp bize söylüyordu ” 2 tane kedi var,3 tane domates var” gibi.Alfabeyi sayıyor ve hatta okuyordu. 2 yaşından beri ifadeli suratlar çiziyor ( gülen surat-ağlayan surat-kızgın surat-şaşkın surat gibi)  20 aylıkken bezi bıraktı. 2 yaşından beri 100’e kadar sayabiliyor. Şarkı repertuvarı çok geniş İngilizce – Türkçe şarkılar ve bilen bilir Beşiktaş marşları 🙂

Bütün bunları niye açıkladım; evet bu yazıyı yazmamı isteyen çok kişi vardı ama belki tanımayan,bilmeyen “N’olmuş ki, bu yazıyı yazmış” diyen olur diye yazdım. Ha belki “Ne var canım bunlar da çok mu matah şeyler” diyen olur valla bana da matah gelmiyordu çevrenin uyarılarıyla NiL 18 aylıkken Üstün Yetenekli Çocuklar Vakfı’yla ve özel bir okulun pedagoguyla görüştüm, olanları anlattım ve NiL’in videolarını izlettim bana 3 yaşından önce IQ testi yapılamadığını ama NiL’in üstün yetenekli çocuk özelliklerinin çoğunu taşıdığını söylediler. Peki neden araştırdım, bilinçsizdim bu konuda,bir şey yapmam gerekiyor mu diye merak ettim. İlgisinin yüksek olduğu konularda onunla oyun oynamamızı önerdiler. İlgisinin en yüksek olduğu konular sayılar, resim yapmak ve trambolinde zıplamak,atlamak,tırmanmak vardı. Önerilere uymak için değil NiL ısrarla bunları yapmak istediği için yapıyorduk.

 

Nasıl Zaman Geçiriyorduk?

NiL doğduğundan beri her altını değiştirdiğimde ayak parmaklarını sayardım oyun olsun diye. Emekleyerek ayağımızın yanına gelip üc, beş, iki diye ayak parmaklarımızı saymaya başladı. Sayının sadece orada sayılabileceğini mi düşündü bilemedim, asansörde katları, sokakta objeleri saymaya başladık. Ve hızla bizi sollayıp kendi saymaya başladı. Şimdi mesela huysuzlaşsın hemen sayıları gösterin bu kaç deyin, ya da 100’e kadar sayın, ya da rakamları yazın sorun sakinleşiyor, mutlu oluyor sanki pasifflora alıyor çocuk o anda yumuşuyor 🙂

NiL doğduğundan beri onunla konuştuk. Her şeyi anlıyor gibi geliyordu biz de her şeyi anlatıyorduk. Yolda bebek arabasıyla gezerken bile çevrede gördüğümüz her şeyi anlatıyorduk ağaçları, evleri,kozalakları,tomurcukları,martıları,karıncaları artık ne görürsek işte bunları NiL doğduğundan itibaren yaptık ama “Aman çocuğum önden öğrensin” diye değil onun bizi anlayacağını düşünüyorduk bağ kurmak iletişimde olmak adına yapıyorduk.

Bir de sanırım önemli bir detay var ki bebek dilini kullanmadık hoşumuza gitmiyordu pek, arabaya düt düt demedik, içtiği vitamine portakal suyu değil immun vitamin dedik, klozet adaptörüne oturak falan değil adaptör dedik biz hangi kelimeleri kullanıyorsak ona da öyle söyledik, bize sorduğunda çocuk versiyonlarını türetmedik, öğrenmek istediği her objenin güncel kullanımını da ingilizcesini de söyledik.

NiL doğduğundan beri Cenk onunla İngilizce konuşmayı tercih etti ve hep bu şekilde devam etti ben de hep Türkçe. Bu yüzden NiL babasıyla İngilizce konuşuyor çoğu zaman benimle de Türkçe.

Her gün kitap okuyoruz. Kitapları onun ulaşabileceği ve en çok zaman geçirdiği yerde duruyor, belki de göz önünde el altında durdukları için kitap okunmasına bu kadar hevesli. Geçen gün yine tutturdu kitap okuyalım diye “Şimdi okuyamam yemek yiyorum” dedim. “Yeme, yeme çok yedin, kitap oku” dedi bana. O an kendimi çok şişman hissettim valla ama artık iş işten geçmişti son kaşığımdı 🙂

9 aylık olana kadar televizyon izlemedi NiL ama bir dönem işime geri döndüm ve çalıştım, yemek yemeyi kesince NiL bizimkiler çizgi filmle yedirmede bulmuşlardı çözümü sonra da bu şekilde ilerledi. Genelde sadece yemek yerken izler. Ben çok zararını gördüğümü söyleyemeyeceğim bizim öğretmediğimiz bir çok şeyi oradan izleyerek öğrendi mesela. Tabii izlemeseydi gelişimi nasıl olurdu bilemeyeceğim ama bire bir kendim tek başıma baktığım için NiL’e ara sıra tv nefes almak için bir kaçamak oluyor bana da.

Bunun dışında yaz kış parktayız, her hava şartında çocuklarla açık havada olmayı tercih ediyoruz.

Çoğunuz biliyor ki koca bir köpekle büyüyor NiL onunla oynuyor, kavga ediyor, konuşuyor, kızıyor, yakalamaca oynuyorlar eminim ki ZaZ’ın da NiL’in hem bağışıklık sisteminde hem de kişisel gelişiminde etkisi büyük.

Ben hamileyken bir NLP ve kişisel gelişim uzmanı beni uyardı “Lütfen 5 yaşına kadar çocuğundan ayrı kalma, bu bütün geleceğini etkileyecek bir durum, çocuksuz tatile gidelim biraz kafa dinleyelim falan deme, sana Türkçeye çevrilmemiş ama İngilizce çok kitap getirebilirim bu durumun yol açacakları ile ilgili 0-5 yaş arası çok önemli unutma yoksun bırakma kendiden 1 gece bile” dedi biz de onu dinledik ama bunu böyle yapmalıyız diye değil zaten onsuz olmak içimizden gelmediği için böyle yaşıyoruz. Annemlere bırakalım da bir gece çıkalım güdümüz yok anca beraber kanca beraber biz nereye çanta NiL oraya 🙂 Yani demem o ki NiL öğrendiklerini eğitimle değil bizimle gezerek yaşayarak sadece çocukları ilgilendiren mekanlarda değil, hayatın her anının içinde olarak öğreniyor belki de… Cenk bir yerde okumuştu “Çocuk ne kadar çok farklı değişik yerde bulunursa beyninde ki nöronlar o kadar artış gösteriyormuş” (umarım doğru hatırlıyorumdur bu bilgiyi 🙂 )

Organik beslenmeye özen gösteriyoruz, hamur işi, ekmek neredeyse hiç yemiyor diyecek kadar az, yani şöyle söyleyeyim eve ekmek girmiyor bazen simit falan yerse yiyor.Evet kilosu düşük bir çocuk NiL ama her besin grubunu tüketiyor ve boş kalori aldığını pek söylemem. proteini,vitamini yüksek bir beslenmeyi kendisi tercih ediyor. Yine bilen bilir çoğu sebzeyi çiğ tüketmeyi seviyor mesela 🙂 Detoks gurusu diyorum ben ona her daim fit, her daim formda 🙂 Cevize düşkünlüğü önemli bir ayrıntı mı bu konuda bilemem ama hergün 7-8 ceviz yer.

Ablam bana göre muhteşem bir anne ve çocuklarıyla hep  eğitici aktiviteler içindedir. Uzmanlık alanı da bu konudadır. Yiğenlerimi büyütürken kullandığı kitapları bana verdi yani NiL’in yaşının üstünde ki çocuk kitapları evde durduğu için NiL alıp alıp getirdi onları bize “Bu ne” diye sürekli sordu, sorguladı biz de söyledik. Ablam bu kitapları vermeseydi bize, biz bu kadar çok kitap alır mıydık bilmiyorum. Misal biz “Dur şu çocuğa gezegenleri öğretelim” diye düşünmedik. Evde bu konuda kitap vardı onun ulaşabileceği yerde o da aldı , getirdi, oku dedi okuduk. Bu konuda Cenk biraz daha sabırlı ve anlatmaya hevesli genelde kitap okuma saatleri, kitapla ilgili alıştırmalar,eğitici- öğretici oyunlar babayla akşamları yapılıyor. Ayrıca belirtmek isterim ki; NiL her konuda ileride bir çocuk değil tabii ki özellikle fiziksel gelişimi bazen ortalamada, bazen ortalamanın altında ayrıca 15 aylıkken yürümeyi tercih edenlerden ve saçı uzamayangillerden kendisi 🙂 Ayrıca ilgilenen olursa ablamın blogu ve instagram hesabı da var ulaşmak için http://aktifanneilekeyiflizamanlar.blogspot.com.tr/


ve @aktifanne 😉

Aklıma o kadar çok şey geliyor ki alakalı alakasız. Mesela bir dönem NiL’i emzirirken soya sütüne dadandım çok seviyordum tadını. Sonra soya sütünün bebeğin zeka gelişiminde etkili olduğunu okudum daha sonrasında da bir zararını okumuştum ve içmeyi kesmiştim. Ne derece doğrudur ,etkisi var mıdır bilemem.

Ben genelde açık havada koşsun oynasın,zıplasın,tırmansın,atlasın, çocuklarla birlikte olsun,çocuklarla iletişimde olsun sadece bizimle büyüklerle büyümesin diye çabalıyorum daha çok. Çocuk enerjisini çok önemsiyorum özellikle tek çocuk olduğu için bu konuda çabam büyük.

Tabii ki Cenk de çoğu zaman parka çıkarıyor ve ben de kitaplar okuyorum ama alanlarımız daha çok bu şekilde ayrıldı.

Aslında bu anlattıklarımın hepsi boş geliyor gerçekten en başta söylediğim gibi bizimle çok alakası olduğunu sanmıyorum kendisi öğrenmeye çok aç sürekli soruyor, istiyor,anlat istiyor, öğret istiyor, ve yeni şeyler öğrendiğinde çok eğleniyor. Bir şey itiraf etmem gerekirse ben zaman zaman bunalıyorum oyun oynamaktan,sayı saymaktan,parka gitmekten,hamur oynamaktan,resim çizmekten ve bu isteksizliğim onun gelişimini etkiliyor biliyorum o da bu durum karşısında öğrenme heyecanını yitiriyor. Kendim de bu enerji düşüklüğünü hissettiğim ilk fırsatta ve NiL’in 2 yaş sendromunu yaşarken oyun grubuna başlayarak bu durumu çözdüm. Bana da ona da çok iyi geldi. Oyun grubu ile ilgili tecrübelerimizi bir sonra ki yazımda ayrıntılarıyla anlatacağım kısacası ilaç gibi geldi bu durum bize.

Şunu da belirtmek isterim ki çocuğun bakıcı, annane, babanne ile büyümesiyle çocuğun kendi ebeveynleri ile büyümesi arasında fark olabiliyor. Yine bir pedagogun yazısında okumuştum; günlük yaşamında ebeveynlerinden ayrı olan çocuk anne baba eksiliğinden dolayı kendini güvende hissetmiyor ve ilerleyemiyor ama anneyle babayla birebir büyüyen çocuk yoksunluk hissetmediği, streste olmadığı, bu konuda doyuma ulaştığı için bir sonra ki levela atlıyor. (Lütfen kimse beni yanlış anlamasın kimseye kendini kötü hissettirmek gibi bir amacım yok sadece bildiklerimi, yaşadıklarımı,okuduklarımı aktarıyorum.)

Ve sanırım yeni çağ çocuklarının geneli bu durumda merakla geliyorlar dünyaya,öğrenmeye aç ve hevesli. İlk NiL’ deki erken öğrenmeyi farkettiğimde saçma bir anne gururu ruhumu okşamıştı ama sonre hemen silkelendim ve kendime geldim.Çok da özel bir durum değil bu ve olmamasını da diliyorum onu sosyallikten hayatın içinden alacak her şeye karşıyım! Her şeyi bilen yalnız,uyumsuz,mutsuz bir çocuk olmasını istemem. Arkadaşlarıyla iletişimi sağlıklı, seven, sevilen bir çocuk olmasını tercih ederim.

Tekrar söylüyorum bu yazıyı ısrarla sorduğunuz için yazdım ve bu yazdıklarım bizim tecrübelerimiz ve çıkarımlarımızdır …Bilginize…

 

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA