OKUL ÖNCESİ EĞİTİME BAŞLARKEN (GYMBOREE)

0
2527

Nilkids



NiL dünyaya geldiğinden beri bir an olsun canım sıkılmadı yani sıkılmaya fırsat olmadı. Sağolsun her gün aktiviteler içerisinde yuvarlıyor beni. Ben de onunla zaman geçirmekten çok keyif alıyorum. Zaten doğduğu günden beri onsuz bir şey yapmıyorum o da ayrı 🙂 3 ay iş hayatına giriş-çıkışımı saymazsak.

Her gün aktivite yapmak, parka gitmek, oyun oynamak ilk başlarda çok zevkli. Sonra yavaş yavaş bunalmaya başlıyor insan. NiL’den değil, oyun oynamaktan sıkılıyorum artık.Bir insan oyun oynamaktan dolayı yoğun olur mu? Olur! O hala öğrenmeye açken, her defasında heyecanla öğrenip 58 kere tekrar ettirip pekiştirdiğinde, ben o kadar heyecanlı olamıyorum maaalesef ve onun öğrenme şevkini baltalamış gibi hissediyorum kendimi.

2 yaş sendromunun doruklarındayken, NiL’in hızına yetişemezken ve bütün enerjim yerlerdeyken Gymboree Erenköy çıktı karşıma. Amacım NiL’i okula vereyim de biraz kafa dinleyeyim değildi. 2 yaş sendromu benim için çok yorucuydu bir nebze onun üzerimde ki şiddetini azaltmak ve oyun oynama görevini arkadaşlarına devretmek istiyordum artık 🙂 Tabii ki bir önce ki yazımda da bahsettiğim gibi pedagogumuzun önerisiyle girdik bu arayışa.

Gymboree Amerikan menşeli bir okul öncesi eğitim merkezi. Benim bu merkezi seçme sebeplerimden biri köklü bir kuruluş olması. Bu sene 40. yılını kutluyor ve dünya da 40’ı aşkın ülkede alanında en iyilerinden. Bunun dışında derslerin içerikleri ve ekipmanları Amerikalı çocuk gelişim uzmanları tarafından belirleniyor. İngilizce ağırlıklı bir eğitim veriyor.

Bu bilgiler gözlerimi parlattı tabii ki ve hemen deneme dersine girdik. Bu derste tam bir hayal kırıklığı yaşadım açıkçası. Ben sosyal bir çocuğum var zannediyordum ama bir de ne göreyim bacağıma yapışıp ders boyu oradan ayrılmayan bir çocuğum varmış. Yaz kış her hava şartında parka götürdük onu, çocuk enerjisiyle büyüsün sosyal bir çocuk olsun diye ama parkta daha çok bireysel oyunlar oynuyordu genelde çocuklar. Grup enerjisini, sıra beklemeyi, beraber oynamayı pek bilmiyordu. Bacağıma yapışık duruyordu ama hep birlikte oynamak da
istiyordu, derse katılmak istiyordu cesaret edemiyordu.

O ilk deneme dersine göre karar verseymişim yani “NiL henüz hazır değil sanırım” deyip devam etmeseydim büyük pişmanlık yaşardım sanırım. İkinci ders yine çekingen davrandı NiL ama üçüncü dersten sonra tutabilene aşkolsun her derste en önde ve aktif bir şekilde derse katılıyordu. Biliyordum çünkü hangi çocuk, çocuk enerjisiyle donatılmış bir ortamda oyun oynamayı istemez sadece biraz yüreklendirilmek istiyormuş. Biraz ortamı tanıyıp, öğretmenlerine güvenmek istiyormuş. Şimdi o güveni geri alamıyoruz Gymboree’de kendi evi gibi dolaşıyor çıkmak istemiyor içinden.

Haftanın 3 günü 3 ayrı derse girdik. Play, Music, Art. Derslerin süresi 45 dakika.

Play dersi; oyun grubu dersimiz diyeceğim ama bu tanımlama çok basit kalacak bu ders için. İçeriği ve öğretmeni müthiş donanımlı bir ders. NiL’in gelişimine A’dan Z’ye her alanda katkısı olan en verimli 45 dakikayı bu derste yaşadığını çok açık yüreklilikle söyleyebilirim. Rüya öğretmenin yüksek enerjisi sizi bile çarpıyor, kendinize geliyorsunuz. Çocuklar inanılmaz mutlu bu derste hayal gücü tavan, haldır haldır hayal güçleriyle bir şeyler yapmaya çalışıyorlar, engelleri aşarak koşturuyorlar, amaçlarına ulaşmaya çalışırken neleri becerdiklerinin de farkında değiller.

30.06.2016 409

Music dersi; açıkçası NiL’in ilgisi var mı yok mu çözemediğim bir alandı ama derste görecektik bu durumu. Ben bu kadar donanımlı bir müzik dersi beklemiyordum açıkçası. Her ders ayrı müzik tarzları, ayrı enstrümanlar tanıyor, öğreniyor,çalıyor ve şarkı söylüyordu. Ayrıca muhteşem bir sese sahip bir müzik öğretmeni Pınar Öğretmen. İnstagramdan takip edenler bilir ara sıra dersten paylaşımlar yapıyorum. NiL’in sayesinde ben de Harbiye Açık Hava’da dinleyebileceğim bir sesi NiL’in dersinde dinliyordum 🙂 Hele  bir de şarkılar tam bizlik. Bir hafta 80’lerin şarkılarını söyleyip dans ederken bir sonra ki hafta rock’n roll yapıyoruz 🙂 Neyse benim gelişimimi bırakıp NiL’in gelişiminden bahsedeyim yine :)))) Bu derslerden sonra NiL’de bir ritm tutma isteği uyandı elime bazen bir tepsi veriyor, bazen bir kutu ” Hadi anne davul gibi çalalım” diyor ama bilmiyor ki annesinin ritm duygusu Yıldız Tilbe’nin dans ederken ki ritm duygusundan bir adım öteye gitmez. Bu çocuğun dayısı besteci,orkestra şefi bir de ama annenin boynu bükük bu konuda. Bu alanda çocuğuma ışık olamadığım için süper yetenekli Pınar Öğretmenin dersine girmemiz farzdır. Evladımın ritm duygusunu geliştirdiği aşikardır. Umuyorum ki; bir gün sopa gibi sallanmak yerine daha atraksiyonlu danslar da edebilecektir bu sayede 😉

232

Art dersi; belki de kendini en iyi ifade edebildiği derslerden birisi. NiL 2 yaşında ilk bu derse başladığında sadece daireler çiziyordu  ve şimdi daha 2 buçuk yaşına bile gelmeden surat çizmeye başladı. Gülen surat, ağlayan surat, kızgın surat, şaşkın surat. Derste bunları mı öğrettiler. Hayır. Sadece hayal güçlerini kullanmayı öğretiyorlar. Sena öğretmen çok naif, tatlı bir öğretmen. Bu dersin içeriğinde bir çok obje üretiyorlar, resim yapıyorlar,su,kum,köpük evde her dakika oynamasına izin vermeyeceğiniz şeylerle burada gönlünce arkadaşlarıyla oynayıp cozutuyorlar. Dersin sonunda da Sena öğretmen o huşu dolu ses tonuyla onlara kitap okuyor pelte gibi oluyor NiL 🙂

257

Bir de Gymbo’muz var bizim. Gymboree‘nin maskotu Gymbo, bayılıyor ona çocuklar. Onunla dans etmekten çok keyif alıyorlar. Gymboree‘nin şarkıları da oldukça başarılı flash diskimizde kayıtlı evde,yolda, her yerde dinliyoruz, keyfi yerine geliyor.

30.06.2016 602

Okul öncesi eğitimde okul seçmek benim için çok önemliydi. Eğitimin ilk adımlarını doğru bir yerde atmak onun bütün okul hayatını etkileyebilecek bir durum bence. Çok araştırdım zaman zaman okula ders saatinden çok erken gidip, zaman zaman geç çıktım orada çok zaman geçirdim öğretmenlerini, bütün çalışanlarını mutfağına kadar herkesi inceledim, sohbet ettim. Şunu söylesem yeterli olacaktır herhalde; işini ve çocukları sevmeyen tek bir kişi yok orada. Her gün her çocuğa aynı samimi pozitif enerjiyle yaklaşıyorlar. Öğretmenlerin hepsi alanlarında uzman kişiler. Biz Gymboree‘nin Erenköy şubesine gidiyoruz. Bizim deneyimlerimiz buraya aittir ama sanmıyorum ki diğer şubelerde bu kaliteden uzak olsun.

NiL Gymboree‘de geçirdiği 3 ay sonunda 2 yaş sendromunu atlattı, paylaşmayı öğrendi,sıra beklemeyi öğrendi,her şeye benim dememeyi,beraber paylaşarak, bekleyerek oynamayı öğrendi, hayal gücünü daha özgür kullanmaya başladı, resim ve müzik derslerinde gözle görülür ilerlemeler sağladı,bunlarla bağlantılı dil gelişimi ve kendini ifade etmesi çok ilerledi. Ama çocuk hala aç bilgiye, öğrenmeye,oyuna aç doymuyor. Yazın ara vermiştik okula. Bütün yaz “Okula gidelim mi?” diye sordu.Biz yine bir 3 ay daha Gymboree’ye ebeveynli derslere devam etme kararı aldık. Bakalım sonrasında hangi aşamaya geleceğiz, ne tür gelişmeler olacak yine sizlerle  paylaşacağım.

246

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA